'Umarım kazanan otizmli çocuklar olur'

Medyatava ÖzelYeni teklisi "Cehennemin Dibi"ni geçtiğimiz günlerde müzikseverlerin beğenisine sunan şarkıcı Gökhan Bölükçü, Medyatava'dan Canan Kaya'nın sorularını yanıtladı...

'Umarım kazanan otizmli çocuklar olur'

Show TV’de yayınlanan fenomen dizi ‘Çukur’ için yeniden düzenlediği ve dizinin oyuncularından Nebil Sayın’la birlikte seslendirdiği ‘Haydar Haydar’la beğeni toplayan Gökhan Bölükçü, sevenlerine yeni single müjdesi yaptı.

Geçtiğimiz günlerde dijital platformlardaki yerini alan ve ILS Vision etiketiyle çıkan “Cehennemin Dibi” adlı şarkı, yayınlandığı ilk günden itibaren sosyal medyada büyük ilgi gördü. Şarkının dijital platformlardaki tüm geliri ise Tohum Otizm Vakfı'na bağışlanacak.

Gökhan Bölükçü’yle sözü, müziği ve aranjesi kendisine ait olan yeni single'ı “Cehennemin Dibi”ni konuştuk…

İyi şanslar dileyerek başlayalım söze… Yeni single’ın “Cehennemin Dibi” birkaç gün önce yayınlandı. Hazırlık süreci ne kadar sürdü?

Şarkının kaydına şubat ayında girdim. Sözlerini de yine kışın bitirmiştim. Aslında o süreçte Çukur’un şarkısını yaparken bu şarkıyı tamamlamak planlarım arasında değildi. Kayıtlar devam ederken bir ara piyanoyla uğraşıyordum, bir ton yakaladım ve bu sözler de sürekli dilimdeydi… Sonra da bu şarkı ortaya çıktı işte.

Sözler de sana ait tabii…

Söz, müzik, aranjman hepsi bana ait…

Bir klibi çekmediğin kalmış…

Aslında radyo televizyon ve sinema bölümü mezunuyum... (Gülüyor) Bitse de gitsek diyordum. Ertesi gün Çukur’un sezon finali gala gecesi vardı. Her şey üst üste geldi o yüzden.

Peki nasıl geri dönüşler alıyorsun “Cehennemin Dibi” şarkısıyla ilgili?

Şarkının kaydı bittikten sonra yakın çevremle mini bir ar-ge çalışması yaptım. Tek bir kişiden olumsuz geri dönüş aldım. O da konservatuvar hocası ve Batı müziğini benimsemiş bir yakınımdı. Normal, çünkü bambaşka bir tarz bizimkisi. Onun dışında hiç olumsuz geri dönüş almadım. Hatta ilk kez dinleyenlerin bir çoğu ikinci kez dinlemek istedi.

Bu çok önemli gerçekten… Ama bu bahsettiklerin yakın çevre tabii… Seni yakından tanımayan insanların yorumlarını merak ediyorum ben daha çok… Youtube’da veya diğer sosyal medya mecralarında ne gibi yorumlar geldi?

4 gün önce yayına girdi ve zaten yayınlanır yayınlanmaz yorumlar da art arda gelmeye başladı. Yorumlara göre istediğim kitleyi yakalıyorum sanırım. Bu şarkı sevilecek bence… Belli bir yaş aralığı da yok çünkü gelen yorumların arasında.

O da önemli evet…

Tabii ki… Genellikle genç kuşağın dinlediğini orta veya yaşlı kesim dinlemiyor. Ama bu şarkıyı annemden tut, kuzenlerime kadar hepsi dinliyor. Bir de Twitter’da TT olduk yayınlandığı ilk gün…

Öyle mi?

Evet… Ama isminden dolayı. “Cehennemin Dibi” ismi de oldukça dikkat çekti anlaşılan. Yorumların bir kısmı şarkıyla, bir kısmı da canı yananlarla ilgiliydi… Bu şarkıyı çıkararak iyi mi yaptık, kötü mü yaptık bilemiyorum… (Gülüyor)

Hep birlikte göreceğiz diyelim… Tabii Çukur dizisi için yorumladığın “Haydar Haydar” şarkısı da oldukça sevildi. Dizinin başrol oyuncularından Nebil Sayın’la birlikte seslendirdin ve başka bir “Haydar Haydar” dinledik sayenizde. Bu proje nasıl başladı peki?

Bir film projesi için müzik hazırlıyordum. Nebil Sayın da o projedeydi. Film müziğini getirdim, dinlediler o gün. Sonra konu Ege türkülerinden ve askerlik anılarından açıldı. Ardından Nebil Abi “Haydar Haydar’ı seslendirsek nasıl olur” diye sordu. Ben de hoş olur dedim. Fikir doğaçlama gelişti ve buralara kadar geldi. “Haydar Haydar”ı bu tarzda aranje etmemin sebebi ise özüne döndürmekti. Bence özüne de döndü. Çünkü bir türkü. Şarkının yeni versiyonları genellikle rock ve tekno alt yapılı… Karşı değilim, ben de rock müzik yapıyorum sonuçta. Ama bunu yaparken özünden mutlaka bir şey yakalamak gerekiyor. Hatta gitarı biraz bağlama gibi çaldım ben. Belki buna sinir olanlar da olmuştur. Fakat ben yeni şeyleri denemeyi seviyorum.

Peki “Haydar Haydar” bu haliyle hem dizi ekibinden hem de izleyicilerden nasıl geri dönüşler aldı?

Dizi ekibinden çok güzel yorumlar geldi. Özellikle galayı izleme şansınız olduysa salondaki oyuncuların pür dikkat dinlediğini görmüşsünüzdür. Şarkıyı söylerken gözüm Ercan Kesal’a bir hayli takıldı. Şarkıyı beğenerek dinlediği bakışlarından okunuyordu çünkü. Çok önemli bir sanatçı Ercan Kesal benim için ve dolayısıyla onun beğenmesi ayrı bir mutluluk verdi.

Çok heyecanlanmışsındır muhtemelen galada…

Açıkçası heyecan yoktu. Sahne heyecanını yeneli çok oldu…

Kaç yıldır müzikle ilgileniyorsun?

Lise yıllarımdan bu yana müzikle iç içeyim.

Nerelerde sahne aldın peki?

Mekan konserlerine pek çıkmadım. Genellikle festivallerde sahne aldım. O kalabalık ve atmosfer beni hep etkilemiştir festivallerde. İlk şarkıda da hep mikrofon sehpası üzerinde söylerim aslında. Çünkü ilk şarkı her zaman heyecan verir bana. İlk şarkıdan sonra açılıyorsun aslında…  O heyacanı kaybedersen zaten olay biter. Her zaman yaşamalı insan o heyecanı.

Biz seni ilk olarak Kıraç’ın “veliahtım” dediği Gökhan Bölükçü olarak tanıdık… Kıraç’la birlikte ilk olarak bir konserde “Karahisar Kalesi” türküsüne düet yapmıştınız. Ardından “Hüzün Sisleri” adında bir single çalışması yaptınız birlikte… Birlikte yapacağınız yeni bir proje var mı?

O da ben de çok yoğun bir süreçteyiz şu an. Uyku uyuyamıyoruz. Açıkçası daha çok bireysel projelere yönelmiş durumdayım.

Hiç arayıp soruyor mu seni? Tebrik etti mi mesela son çalışmalarınla ilgili?

Çok şükür o da aramıyor… (Gülüyor) Herhangi bir tebrik telefonu da almadım.

Kırgın mısın?

Hayır.

Peki sen Kıraç’ın “veliahtı” olarak mı görüyorsun kendini, yoksa benim başka bir tarzım mı var diyorsun?

Tabii bu söylemler piyasaya yeni giren biri için heyecan verici olabiliyor. Ancak ileriki süreçlerde insan kendim olmalıyım diyor… Bunu öğreniyorsun. Birilerinin veliahtı olarak anılmaktansa, kendi gibi devam etmeli insan.

Şu an öylesin, öyle görüyorum…

Şu an net bir şekilde kendimim diyebilirim. (Gülüyor) Bir de piyasa insanı nasırlaştırıyor galiba. Hiç sevmediğim ve umarım olmaz dediğim bir şey bu ama şartlar böyle gerektiriyor.

Şarkıcı olmasaydın, hangi mesleği yapıyor olurdun şu an?

Radyo televizyon ve sinema mezunuyum ben. Muhtemelen senarist olurdum. Şu an bir tane sinema filmim hazır.

Ne zaman görebileceğiz sinema perdesinde?

Biraz daha zamanı var…

Türü nedir?

Dram türünde…

Merakla bekliyoruz o halde… Peki sosyal yaşamında nasıl birisin?

Konser dışında hiçbir kalabalığa girmiyorum. İnsanlardan rahatsız olduğumdan değil, küçüklüğümden beri böyleydi bu hayatımda.

Panik atak var mı?

Olmaz mı… Yalnız yürümeyi ve tek başına kalmayı çok seviyorum.

Yolda yürürken fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor mu? Hayranlarınla aran nasıl?

Çukur’dan sonra bir hayli oldu. Kadın hayranlarım daha çok Instagram üzerinden iletişime geçmeye çalışıyorlar. (Gülüyor)

Fotoğraf çektirmek istediklerinde ya da sosyal medyadan güzel mesajlar geldiğinde ne hissediyorsun?

Ben çok çekingenim o konularda. Ama bir yandan kimseyi de kırmak istemiyorum.

Var mı peki sevgili, söz, nişan durumları?

Yeni çıkan single’ım gibi single’ım. (Gülüyor)

Kadın hayranlarına müjdeyi de vermiş olalım o halde… Bu arada yeni single’ım demişken “Cehennemin Dibi” şarkısının klibi de oldukça başarılı olmuş. Kimin imzası var klipte?

Yönetmenimiz Buğra Karaçam… Bizden önce çektiği klip de 140 milyon izlenmiş. O da genç kuşaktan bir arkadaşımız. Bayağı hevesli ve enerjik. Buğra’ya da buradan selamlarımızı iletelim…

Ne kadar sürede çekildi klip?

Normalde bir klip çekileceği zaman 1 ay öncesinden hazırlık yaparım. Ama bu kez her şey o kadar spontane gelişti ki… Normalde planladığımız bir tarih vardı. Bir takım aksilikler oldu. Klibi başka bir arkadaşımız çekecekti ve müsait olamadı. Klibin çekileceği tarihe de son 3 gün kalmıştı ve biz muhtemelen erteleyeceğiz dedik. 3 gün kala Buğra’yla tanıştık, ertesi gün toplantı yaptık ve hemen çekime girildi. Her şey 3 gün içerisinde oldu yani.

İçinie sindi mi peki? Önemli olan bu…

Kesinlikle… Enerjimiz de başından tuttu Buğra’yla… Dolayısıyla çok memnunuz ortaya çıkan işten.

Daha çok yeni bu şarkın ama üzerinde çalıştığın başka projeler var mı?

2 yıllık planım hazır… Önceliğim bu şarkı tabii ki… Onun dışında Nebil Sayın’la yapacağımız başka projeler de olacak.

Ne gibi projeler?

Tam kesinleşmemekle beraber Nebil Sayın’la birlikte AVM turnelerimiz olacak. Hem Çukur şarkısını hem de yeni çıkan single’ı seslendireceğiz. Bu kapsamda konserler de devam edecek elbette. Bir de oyuncu bir arkadaşımla sonbahar için bir düet hazırladık. Onun da kaydı bitti. Ağustos ya da eylül ayı içerisinde klibini de çekmiş oluruz.

Hangi oyuncuyla?

Dilara Büyükbayraktar.

Bu arada Çukur için seslendirdiğin türküde olduğu gibi yeni single’ın “Cehennemin Dibi” şarkısının dijital platformlardaki bütün geliri de Tohum Otizm Vakfı’na bağışlanacak…

Otizm’i ben de bildiğimi zannediyordum ama oysa Tohum Otizm Vakfı’na gidene kadar pek bir şey bilmediğimi fark ettim. Aslında bu bir hastalık da değil. O kadar şirin çocuklar ki görmelisin… Zekiler ve muhteşem bir kafa yapıları var. Önemli olan o çocukların eğitimi. Bu eğitimler de bayağı maliyetli. Bu konuda bana ilham veren de Çukur projesi oldu açıkçası. Sanat, böyle toplumsal konularda farkındalığı artırmak için yapılınca daha bir anlamlı oluyor. Bundan sonraki projelerimizde de yine bir vakıfla işbirliği yapmayı düşünüyoruz.

Yürekten kutluyorum ve emeğine sağlık diyorum tekrar…

Teşekkür ediyorum. Umarım burada kazanan otizmli çocuklar olur. Sanat da bu iş için vesile olursa ne mutlu bana…

 

Canan Kaya / Medyatava

canankaya@medyatava.com

 

 

 

 

 

 

 

 

Sayfa Derleme Süresi: 0.5988 saniye